PsikopatlarSaz Caz RakEdebiyyatVeni Vidi VıdıRopürtajBi Cift Laf EtDerdim VarLink Mink

Yıllarca uzaktaki sevgiliye mektup...
Yazan:MieLLeuX ( 28/1/2002 14:12 )

gürültü çıkarmak istiorum, tahtaları tekmelemek, duvarları yumruklamak,

ağlamak, gitarımı kırmak, kaşlarımı yolmak, bağırmak, tüm dünyayı sağır edecek

gibi bağırmak, çatlayana kadar koşmak, yakıcı güneşin altında debelenmek,

kafamı sert yerlere vurmak, tek hareketimle dağları yıkıp vadileri doldurmak,

bir nehir yatagının yerini tümden değiştirmek istiorum. istiorum ki fırtınalar

çıksın, sel olsun, tufan olsun, kar fırtınası olsun, kıyametler kopsun, her yer

karışsın kaos olsun insanlar ne yapacaklarını şaşırsınlar. Ne yapacağını bilen

bir tek ben kalayım herkesin aklını alsın doğa ve ben çıkıp felaketlerin

arasında seni bulayım ve birden her şey dursun istiorum. bir anda herkes uykuya

dalsın, ılık bir güneş cıksın, her yer aydınlansın, biz de birbirimize dayanıp

uyuyalım günlerce ve o günler boyunca rüyalarımızda birbirimizi görelim ve o

kadar uzaklaşalım ki gerçek dünyadan, uyandıgımız zaman gercekten beraber

oldugumuzu farkettiğimiz zaman heyecanlanalım, şaşıralım, korkalım ve o

günlerce süren rüyaların gerçekten gerçek oldugunu ve olacagını görüp

sevinelim. alice'in içip de küçücük oldugu haptan içelim, biz de kücücük olalım

ama harikalar diyarına gitmeyelim. nasolsa miniciğiz, gidip bir köşeye

saklanalım orası bizim kendi harikalar diyarımız olsun. astronot olup kimsenin

katılmaya cesaret edemedigi bi uzay arastırmasına katılalım ve mekikte

binyıllarca seyahat ettikten sonra tüm kainatın aslında dev bir şapkalı mantar

oldugunu keşfedelim. o kadar şaşıralım ki şaşırtımızı milyonlarca milyarlarca

ışık yılı ötedeki dünyadan bile hissetsinler ama bu şaşırtı yine de birbirimizi

ilk gördüğümüz andaki şaşırtıdan daha güçsüz olsun; çünkü kainatın en büyük tüm

sırları bile bizi birbirimiz kadar şaşırtamayacak olsun. ölümcül bir hasta

olayım ve tedaviyi bilen tek doktor sen ol. boş bir yolda yürürken bir taşa bir

tekme vurayım ve bu beni paralel bir evrene ışınlasın. ışınlandığım yer paralel

evrendeki senin odan olsun, orada gövdemi ve varlıgımı kaybetmiş, sadece görüp

duyabilen bir ruh olarak duvarlardan birine cakılı kalayım ve her gece seni

uyurken izleyebileyim... ben isa mesih olayım. bastığım yerden otlar bitmese de

olur, dokundugum hastalar ölüler iyileşmese de olur, suyun üstünde yürüyemesem

de... kudüste veya arabistan çöllerinde bir köşede seni bulabilsem, hatta sana

ait bişey bulabilsem beni isa mesih yapacak kadar büyük bir mucize olur.

insanlar bana inanmasa da olur, sen inan benim "ben" olduguma yeter.

beni çarmıha gerseler de olur, bileklerime kazık çakılırken sen alnımın terlerini

sil yeter, ve kanımın tamamının yerlere akmadığını bileyim, çünkü bir şişesini

sen saklıyor ol kendininkiyle karıştırıp. yüzlerce yıllık eski bir elyazması

kitabın, asla açılmayan birbirine yapışmış iki karşılıklı sayfası olsak, senin

üzerinde bir minyatür ya da bir çizim olsa. benim üzerimde duygulu bi iki

kelime yazsa... eskimiş sararmış olmaya razıyım, kitap kurtları yarımı kemirmiş

de olabilir, ama kimse açmasa o kitabın bizim oldugumuz sayfasını, hep o halde

kalsak, ve senin üzerindeki resimle benim üserimdeki yazı hep birbirimize özel

olsa. çok fazla aşk öldürmüş olsa beni, ama rica etsem yukaridekine(isa mesih

değil miyim aram iyidir) ruhumu alacak olan azrail olmasa bir seferlik de sen

yavasça ayırsan cesedimden ruhumu ve sen çıkarsan beni yukarıya, sonra

farketsen ki senin de ihtiyacın yok kendi bedenine, ve orada benim yanımda

kalsan ve sonsuza kadar beraber yaşasak. Kıyamet gününde insanların oradan

oraya çaresiz kosusturmalarını izlesek ve tüm bunları, dünyayı, evreni ve

insanları ne kadar aşmış oldugumuzu yeniden farketsek... elmayı bize şeytan

değil tanrı yedirse ve sonra ne yapacagını kendi de şaşırsa... tüm bunlar hayal

ve rüya olmasa, ve hiç bitmese... hiç bitmesem... hiç bitmesen... hiç

bitmesek.... tüm kainat meğerse bir damla göz yaşımın bir molekülündeki sıradan

bir atomu olsa de hepimiz aslında onun içinde olsak, sen o damla yaşı öpünce

dudakların senin içine süzülse tüm kainat ve içinde olsak, ve tüm kainatı

dışımızda bırakıp sadece ikimiz "sonsuzluk" olsak...

.

.

.

...keşke saçmalamasam, keşke sevgimi sana dogru anlatabilsem, keşke tüm

bunlara gerek kalmasa ve bir anda her şey gerçekleşse peri masallarındaki gibi

ve bir orman dolusu faery göğüs kafesimden çıkıp sıcacık kucağıma gelse, ve

sonra tamamen kaynaşıp tek bir şey olsak, "biz" olsak bir

orman dolusu faery

ile birlikte....

Edebiyyat

Sitra Pontin (Atilla Birkiye'den)
MİNE

2/3/2006 14:10


Sitra Pontin (aktaran)
AŞK İSYANI, EVLİLİK NİSYANI KIŞKIRTIR

23/11/2005 11:37


sitra pontin
SİNEMANIN KRAL-OZANI ANDREY TARKOVSKİ

15/11/2005 10:17


sitra pontin
İçinde Beşiktaş geçen üç şiyir

10/11/2005 13:37


profesör kien
müfettiş chapuisat dizisi 100-101 (polisiye destanda yüzyıllık şiyirsellik)

30/1/2004 14:37


Serkan
Beni kan tutardı

8/10/2003 18:08


m.pençe
bir beşiktaşlılık öyküsü

16/1/2003 23:52


Cenk
Kafa Sesi

22/11/2002 11:13


MieLLeuX
Eski Bir Defter

19/2/2002 10:47


MieLLeuX
Yıllarca uzaktaki sevgiliye mektup...

28/1/2002 14:12


   Sonraki sayfa >>