PsikopatlarSaz Caz RakEdebiyyatVeni Vidi VıdıRopürtajBi Cift Laf EtDerdim VarLink Mink

Beşiktaş’ın şampiyonluk öyküsü nedir veyahutta benim katkılarım nelerdir yazı dizisi - dizi numarası 1
Yazan:Albatros ( 5/6/2003 11:40 )

DEĞERLİ PENÇELER...

Şimdi “ooo hangi dağda veyahutta, aman da aman Albatros hocam nerelerdeydiniz, çok uzun bir, boş ara verdiniz” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama haklısınız çünkü bu bir nevi, ben bu ilim ve irfan yuvası olan Pençe sitesini boşlamış veyahutta efendim, ben bunu yapacak adam değilim.

Ben her vakit Pençe’yi efendim, bir eğitim bilimci ve bu bir nevi, sevgi ve saygının her zaman en üst düzeyde yaşanılası ve sinerji inerji ortamlarının ne de güzel bir sitemizdir. O yüzden kimse bunu boşlamışım, küçümsemişim gibi ağzını yüzünü çarpıtmasını görür gibi oluyorum, sakın olmasın. Ama ah efendim başıma ne de güzel şeyler geçmiştir anlatayım.

Her neyse efendim, şimdi bu peki, neden geçen Eylül’den beri sırra kadem şeklinde yan bastığımı ve ben bunu nerelerdeydim, onu bir izah şeklinde açıklayayım. Bildiğiniz gibi ben bu bir Temmuz ayında bir yazıyla Beşiktaşımızın 100. yılını değerlendirme şeklinde bir inceleme yapmış, orada yaptığım değerlendirmeyi de bir inceleme şeklinde çok da güzel olmuştu efendim. Şimdi bu çok güzel olunca beni bir sabah, bir telefon çaldı uykuluyum da ama açınca karşımdaki ses şunu bana “Merhaba Albatros hocam, siz o yazıyı yazınca işte o anda ben de sizi aramak icab etmiştir, işte o yüzden arıyorum çünkü çok da güzel olmuş” şeklinde olunca ben de karşılık verdim buna “İyi de efendim, sizin kim olduğunuzu, kimsiniz acaba?” deyince karşıdaki sesle beynimden kaynar sular gibi vurulmuşa döndüm. Karşıdaki “ Ben Göreli, Hüstü Gürüle” deyince o anda ben de meşhur hesap kitap uzmanı, banknot sihirbazı ve para babası sayın büyük Beşiktaşlı Hüstü Gürüli ile konuştuğumu anlamak suretiyle müşerref oldum. Ben dedi, devam etti “Beşiktaş’tan arıyorum, kulüpten... Sayın başkanım Bilgiri ile sizi okuduk, hatta size hayran şeklinde kalmak suretiyle gıpta ettik. Ayrıca hocaların hocası bir kişiliğiniz var. Eğer mümkünse size profesyonel bir teklifimiz olacaktır, ama bilmiyoruz ki ne dersiniz bu işe? şeklinde mahcup bir soru karşısında afalladım. Ben de o anda, bunu ona deyince “Bu işler öyle telefonda kulaküstü olmaz isterseniz yüzyüze şeklinde buluşalım” dedim ve o anda Hüstü Bey de bana “O zaman hemencecik bunu bir sizi kulübümüze davet ediyoruz hadi” şeklinde ben de efendim, orayı kısaca geçeyim atladım gittim kulübeye...

İlk gittiğimde yanlış gitmişim bana efendim orasının bir kulüp binası şeklinde, evet tabi ki bina vardır ama meğer burası Beşiktaş’ın Furya İdman Tesisleriymiş, bunu efendim bir kapıdaki bekçi söyleyince, yüzümden kıçımın efendim çatalına kadar utanarak kızarmak suretiyle, bu arada hanımkızlarımız için söyliyeyim kıçımın çatalı da çok kibardır, neyse efendim çatalım da kızarmıştır, sora sora Bağdat şeklinde ben de Akaretler’deki kılip binasını bir güzel buldum. Beni sayın Serdar Birgiri ve Hüsnü Göreli ayakta karşılamak şeklinde kortej eşliğinde buyur edildim.

Gelirken ben kulübü bina şeklinde karıştırdım diye ben bunu Serdar Başkan’a (laf aramızda artık resmiyeti kaldırdığımız vakitten bu yana Serdar diyorum) anlatınca, ben katıla katıla gülerken, o efendim buz gibi bana bakıp bir anda “Eeee? Ne var ki bunda? Sizinki de karıştırmak olsa gene iyi, ben de yöneticiliğimin ilk yıllarında kulüb binası yerine önce Fulya Antreman Tesislerine, oradan Cemil İpekçi Viyadüğüne, ordan da Hiciv Kasrına gitmiştim. Bazen hala da giderim. Ama sonunda buldum, bulunca da başkan oldum” deyince hep beraber katıla katıla gülmek suretiyle kahkahalara boğulduk. Neyse efendim sonra da ben bunu bir şunu söyleyince “Evet efendim sadede gelsek de ben daha karneleri de efendim mürekkebi de kurumamıştır acelem var.” şeklinde deyince Serdar ve Hüstü bana hepbir ağızdan şunu dediler: “Albatros Bey, sizin biz Beşiktaş Jimnastik Külübü’müze Futboldan sorumlu devlet bakanı olmanızı öneriyoruz!” şeklinde sorunca ah efendim gözlerimden mutluluk yaşları süzülünce ben de o anda şunu düşünmüşümdür “Hıımmm. Okullar da zaten kapanmıştır. Bu sene zaten dersler de boş geçebilir, hem ben zaten müdür olduğumdan bunu bir derse girme zorunluluğum da yoktur, ayrıca Beşiktaş’a hizmet her şeyden efendim üste gelir, kabul ediyorum!” diye düşününce şunu dedim “...Kabul ediyorum!” dedim ve o anda ben bunu içimden düşünmediğimi ve bunu bir alenen sesli söylediğimi anlayınca da o anda şöyle düşündüm “Allahtan iyi ki, kötü şeyler düşünmedim, yoksa rezil olurdum, geçen gün ne kadar ayıp şeyler düşünmüş hatta ah acaba su yatağının üstündeki seks sırasında deniz tutması şeklinde olur mu diye düşünmüştüm, iyi ki bunu şimdi düşünmedim” diye düşününce esas o an da şunu anladım ki bunu da meğer alenen efendim sesli söylemişim.

Neyse efendim olan oldu şeklinde biz konuşurken, ben bir anda yalnız şunu bana deyince “Bizim Yıldıray Demiröven’i de size yardımcı tayin ediyoruz, eti sizin kemiği de sizin şeklinde olabilir, tepe tepe ona da bu işi öğretmek şeklinde yetkileriniz sonsuzdur, ayrıca Sinan, Luceşku hepsi tam takım emrinizdedir, sizin sayenizde yüzüncü yılımızda şampiyonluk görmek istiyoruz, size de sonunuza kadar arkanızda güvenmek şeklinde hayırlı olsun diyoruz” dediler ve onlar bana bunu dediklerinde ben de “Merak etmeyin, yüzüncü yılımızda yüz kupa kaldıracağız!” şeklinde gaza gelince biraz atmış bulundum ama olsun onlar bu heyecanımı anlamak suretiyle hoş görüp öhö mönö şeklinde neyse efendim ben de bu vesileyle Beşiktaş Jimlastik Kulübündeki yeni vazifeme başlamak suretiyle bir güzel başladım.

Bu tabi ki çok da uzun bir öyküdür ve ben bunu bir yazı dizisi şeklinde dizi dizi yazıp zaten efendim, yaz aylarında bir trasfer hikayesi dışında başka bir numara da yoktur, hepsini size yazacağım, ayrıca halen görevde olduğum için ben bunu bir Pençe’de artık bir yönetici vardır haberiniz olsun şeklinde yazayım istedim.

Bir sonraki yazıda yüzüncü yılda başarıdan başarıya veyahutta efendim çok da başarılı olduğumuz bu takımı nasıl kurduk onu anlatacağım. Gazetelerdeki yazı dizisilerine bakmayın efendim onlara itibar şeklinde okumayınız çünkü esası budur efendim.

Mailleriniz için hala artık öğrenmediyseniz kulak çekme şeklinde buraya mail atabilirsiniz.

albatroshyarto@hotmail.com

Saygı ve efendim sevgilerimle...

Sizin ve Beşiktaş’ın Albatros’unuz.

Psikopatlar

Albatros
Beni görmek demek yüzümü görmek veyahutta nedir ne değildir ve FEZADAN SEVGİLERİMLE!

15/7/2004 16:14


Albatros
Beşiktaş’ın şampiyonluk öyküsü nedir veyahutta benim katkılarım nelerdir yazı dizisi - dizi numarası 2

10/6/2003 15:15


Albatros
Beşiktaş’ın şampiyonluk öyküsü nedir veyahutta benim katkılarım nelerdir yazı dizisi - dizi numarası 1

5/6/2003 11:40


İhtiyatsız Adam (Derleyen)
HİÇ

17/10/2002 13:29


Albatros
Kırmızı ojeli bir hanıma verdiğim veyahutta ona layık değil ama cevap olsun efendim...

24/9/2002 16:33


Albatros
Maçtan önce yapılan seksin faydaları veyahutta bekarlık ile futbolcunun özel yaşamı ile olan ilişkisi

29/8/2002 12:24


Albatros
Uzayda yaşayan uzaylılar var mıdır veyahutta var ve ben de uzaylı gördüm!

20/8/2002 11:30


Albatros
Reklamcılıkta soponsorluk nedir veyahutta bu bir nevi reklamcılıkta soponsorluk neye denir?

28/7/2002 22:21


Albatros
İsmail Er kimdir? (Bunu efendim, hep uzun başlıklardan sıkılmışsınızdır diye kısa attım)

23/7/2002 15:28


Albatros
100. yılında Beşiktaş'ımızın durumu ve yeni trasferler hakkındaki analiz şeklinde değerlendirmelerim....

19/7/2002 09:55


   Sonraki sayfa >>